<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Akupunktur Doktoru</title>
	<atom:link href="http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr</link>
	<description>Akupunktur Tedavisi Hakkında Herşey</description>
	<lastBuildDate>Sat, 22 Aug 2009 23:06:16 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>AKUPUNKTUR TEDAVİSİ NEDEN İLAÇSIZ BİR TEDAVİDİR?</title>
		<link>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=7</link>
		<comments>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=7#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Aug 2009 23:06:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>hakanertok</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[Vücudun kendine ait ilaç sistemlerini devreye sokması sebebiyle akupunktur tedavisi;ilaçsız,yan etkisiz ve kalıcı bir tedavi sağlar.Akupunktur tedavisinde,dışarıdan hiçbir ilaç uygulaması yoktur.Vücudun kendi kendine tedavi edebileceği tüm hastalıklarda,başarıyla uygulanmaktadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yumurta ve spermin birleşmesi ile ana rahminde oluşan cenin,tüm organ ve doku sistemlerinin tamamlanması sonucu doğum eylemi ile dünyaya doğar.Erişkin bir vücudda,yaklaşık olarak 60-70 trilyon hücre bulunmaktadır.Bu 60-70 trilyonluk dev hücre topluluğu,mükemmel bir iç ortamda ölüme anına kadar yaşar,tüm metabolik ve biyokimyasal süreçleri bu ortamda gerçekleştirir.Bu mükemmel iç ortamın bünyesinde,çok mükemmel işleyen dev bir ilaç sanayii de yer almaktadır.Çok hassas dengelerle çalışan bu iç ortamda,her hangi bir iç yada dış sebepli bir işlev bozukluğu oluştuğunda,bizim klasik olarak bildiğimiz ve tanımladığımız hastalık halleri oluşur.</p>
<p>  Hastalık hali oluştuğu zaman da,vücudumuzun bu ortaya çıkmış olan işlev bozukluğunu giderebilecek ilaç sistemleri hemen devreye girer ve mevcut işlev bozukluğunu (yani hastalığı) tedavi etmeye çalışır.Bazen,biz hiçbir dış müdehale yapmadığımız halde,vücud bu bozukluğu giderir,yani tedavi eder.Örneğin,günlük hayatımızda vücudumuzun herhangi bir yerinde ciltte meydana gelen ve dikiş atılmaya ihtiyaç göstermeyen sıyrık,kesi gibi deri lezyonları kendi kendine iyileşmekte ve mevcut yara kapanmaktadır.İşte bunu yapan güç,vücudumuza mükemmel bir şekilde yerleştirilmiş olan &#8220;yara kapatma&#8221; mekanizmalarıdır.Zaten bu mükemmel yara iyileştirme mekanizmaları sayesindedir ki; cerrah meslektaşlarımız yaralara ve cerrahi lezyonlara dikiş atarak yaranın daha kısa sürede daha sağlıklı iyileşmesine yardımcı olmaktadırlar.Cerrah burada sadece yardımcıdır,yara dudaklarını iyice birbirlerine yaklaştırarak vucuda yardımcı olmaktadır.</p>
<p> Akupunktur tedavisinde,tanımlanmış akupunktur noktaları aracılığı ile vücudun ilaç sistemine girilerek,mevcut hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaçların salgılatılması sağlanır.Çünkü vücudumuzda,mevcut hastalığı mükemmel bir şekilde tedavi edebilecek ilaçlar zaten mevcuttur.İşte bu noktada,akupunktur uzmanları,akupunktur noktalarını uyarmak suretiyle gerekli orjinal ilaçların salgılatılmasına yardımcı olarak,vücudun kendi kendine tedavi etmesine yardımcı olmaktadırlar.Bu nedenle,akupunktur tedavisi ilaçsız bir tedavidir.Yani,dışardan herhangi bir ilaç uygulamasına gerek kalmadan,sadece vücudun kendine ait orjinal ilaçlarının salgılatılmasına yardımcı olmak suretiyle tedavi sağlanmaktadır.Ayrıca akupunktur,vücudun orjinal ilaçlarının salgılatılmasına yardımcı olduğu için de yan etkisiz bir tedavi şeklidir.</p>
<p> Akupunktur tedavisinde,tedavinin her aşaması,orjinal ilaç sistemi üzerinden gerçekleştiği için yan etkisiz olduğu kadar,kalıcı tedavi de sağlamaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?feed=rss2&amp;p=7</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=3</link>
		<comments>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=3#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2009 01:50:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akkupuntur]]></category>
		<category><![CDATA[Akupunktur ile Zayıflamak]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırlık]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Akupunktur kelimesi,akus ve punktura kelimelerinden oluşmuş bir kelime olup,noktaya iğne batırma anlamına gelir.Yaklaşık 5000 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir.Günümüze kadar ÇİN kökenli olduğu söylendiği halde, ÇİN’in Uygur Özerk Bölgesi'nde yapılan arkeolojik çalışmalarda Uygur Türkçesi ile yazılmış, akupunktur noktalarının tarifinin yapıldığı arkeolojik tabletlere ulaşılmıştır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p><span style="font-size: small;"><span>Akupunktu</span></span><a href="http://www.aku-ted.com/Files/image/2.jpg"><img class="alignright" src="http://www.aku-ted.com/Files/image/2.jpg" alt="" width="129" height="226" align="left" /></a><span style="font-size: small;"><span>r kelimesi,akus ve punktura kelimelerinden oluşmuş bir kelime olup,noktaya iğne batırma anlamına gelir.Yaklaşık 5000 yıldan f</span></span><span style="font-size: small;"><span>azla bir geçmişe sahiptir.Günümüze kadar ÇİN kökenli olduğu söylendiği halde, ÇİN’in Uygur Özerk Bölgesi&#8217;nde yapılan arkeolojik çalışmalarda Uygur Türkçesi ile yazılmış, akupunktur noktalarının tarifinin yapıldığı arkeolojik tabletlere ulaşılmıştır.</span><span><br />
</span><span><br />
Buradan çıkan net sonuç şudur:</span></span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Akupunktur bir TÜRK buluşudur !</span></strong></p>
<p>Kulak ve vücud akupunkturu olarak uygulama şekilleri vardır. 1950 yıllarında Fransız fizyopatolog Dr.Paul NOGİER,kulağın anatomik şeklinin anne karnında ters duran bebeğin (fetus) şekline benzediğini düşünerek,yapmış olduğu sayısız bilimsel çalışmaları neticesi vücudumuzdaki her organ ve doku sisteminin kulakta sürekli haberleştiği bir noktasının olduğu sonucuna varmıştır.<br />
Sağlıklı bir kişide kulağın hiçbir bölgesinde patolojik nokta bulunmaz. Kulaktaki akupunktur noktaları,özel dedeksiyon (tarama) cihazları ile elektriksel prensipler içinde bulunur ve o noktanın elektriksel davranışına göre altın ya da gümüş iğne batırılır. Gerektiğinde iğne yerine;lazer,elektrik akımı,ısı,manyetik akım uyaranları da verilebilir.<br />
Akupunktur aracılığı ile vücudumuzda bulunan ve bizim ilaçlarımız olan hormon,enzim,nöro-mediatör,nöro-transmitter gibi çok değerli ve etkili olan maddeleri salgılatmış oluruz.<br />
<strong>Bu nedenle:</strong></div>
</div>
<ul>
<li><span style="font-size: small;">İlaçsız </span></li>
<li><span style="font-size: small;">Yan etkisiz </span></li>
<li><span style="font-size: small;"><span>Çoğunlukla kalıcı,kökten çözücü bir tedavi sunulmuş olur.</span> </span><span style="font-size: small;"> </span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: small;"><img src="http://www.aku-ted.com/Files/image/4.jpg" alt="" width="129" height="226" align="left" /><strong>BİLİMSEL TANIMI</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;">Binlerce yıllık bir tedavi olarak günümüze kadar sağlam verileriyle ulaşan akupunktur,son 20-30 yılda birçok gelişmiş ülkede popüler olmuştur.Klasik tıbbi tedavilere dirençli birçok hastalıkta iyileşme sağlaması,yan etkilerinin olmaması,kolay uygulanabilir olması ve etkili olması,ekonomik olması nedeniyle günümüz tıbbında önemli bir yer edinmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">İğnelemenin; objektif ve subjektif etkileri vardır.Subjektif etki olarak,iğnelemenin olduğu yerde hafif bir ağrı olabilir.Ayrıca,Çince “Qi” (çi) olarak adlandırılan özel bir duyu hissedilebilir.Bu Qi hissini hastalar,uyuşukluk,hafif acı,ağırlık,gerginlik yada elektriklenme şeklindeki hislerin toplamı olarak ifade etmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Akupunkturun 6 tane objektif etkisi vardır:</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">1-Analjezik Etki:</span></strong><span style="font-size: small;"> En çok bilinen ve kullanılan etkilerinden biridir.Baş ağrıları,bel ağrıları,romatizmal ağrılar ve benzeri ağrılarda bazı spesifik noktalar kullanılarak ağrı kesici etkiler sağlanmış olur.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Ağrı kesici etkisi konusunda en geçerli nörolojik açıklama, 1965 yılında R.MELZACK ve P.D.WALL adlı bilim adamları tarafından öne sürülen “Gate Control Theory” (Kapı Kontrol Teorisi)dir.Bu teoriye göre,bizim ağrı duyusunu hissetmemiz, Merkezi Sinir Sistemi içindeki fonksiyonel kapı ve kapılar tarafından modüle edilmektedir.Normalde bu kapı ardına kadar açık olup,ağrı uyaranları (impulsları) kolaylıkla hissedilir.Fakat akupunktur tedavisi uygulandığında,iğnelenen bölgeden ikinci bir uyarı (impuls) akımı oluşur,ağrılı uyaranlarla ağrısız uyaranların oluşturduğu kapı önündeki duyu karışıklığı,bu kapının kapanmasına neden olur ve ağrının duyulmasını engeller.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Bir diğer teori de, “Endorfin Sekresyon Teorisi”dir (B.POMERANZ,1976).Endorfin, vücudun kendisinin ürettiği,morfinden çok daha etkili ağrı kesici bir maddedir.Endorfinler,sadece akupunktur analjesine yol açmakla kalmazlar,aynı zamanda kronik ağrılı sendromları ve diğer fizyolojik dengesizlikleri de giderirler.Terrinius UPSALA adlı araştırıcı,kronik ağrısı olan hastalarda,endorfin seviyesinin çok düşük olduğunu göstermiştir.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">2-Sedasyon (Sakinleştirici) Etkisi:</span></strong><span style="font-size: small;"> Bazı hastalar,tedavi sırasında uykuya dalarlar ve dinçleşmiş,canlanmış olarak uyanırlar.Bu tip hastaların,akupunktur tedavisi esnasında alınan EEG’lerinde delta ve teta dalga aktivitelerinde azalma tesbit edilmiştir.Akupunkturun bu etkisinden;uykusuzluk,anksiyete,ilaç bağımlılıkları,epilepsi ve bazı ruhsal hastalıkların tedavisinde yararlanılır.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">3-Hemostazis (Düzenleyici) Etkisi:</span></strong><span style="font-size: small;"> Bunun anlamı,vücudun uygun bir dengeye getirilmesidir.Normalde,hemostazis;Otonom Sinir Sisteminin Sempatik ve Parasempatik dengelerinin kurulmasını amaçlar.Bu mekanizma,birçok hastalıkta ciddi olarak düzenleyici,ayarlayıcı etki yapar ve dengenin orijinal seviyesine gelmesi için gerekli onarımların yapılmasında çok yardımcı olur.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">4-İmmuniteyi (Bağışıklık Sistemini) Arttırıcı Etkisi:</span></strong><span style="font-size: small;"> Vücudumuzu, bakteri ve virüslerin neden olduğu enfeksiyonlardan koruyan bağışıklık sistemini güçlendirir.Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır.Akupunktur tedavisinden sonra,lökositlerin (Beyaz kan hücreleri) arttığı,vücudun direnç gücünü oluşturan gamaglobulinlerin,antikor ve substanslarının kandaki seviyelerinin arttığı tesbit edilmiştir.Bu etkilerinden dolayı,antibiyotik tedavisini gerektiren herhangi bir enfeksiyon hastalığında,tedaviye akupunktur uygulaması da eklenirse,hastanın antibiyotik alma süresinde önemli derecelerde azalma olur.Bu özelliğinden dolayı ayrıca,antibiyotik direncinin geliştiği durumlarda,antibiyotiklere karşı aşırı duyarlılık reaksiyonlarında yada antibiyotiklerin etkilerinin azaldığı kronik hastalıklarda geniş bir kullanım alanı oluşturur.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">5-Psikolojik Etki: </span></strong><span style="font-size: small;">Bu etki otosuggesyon ile yada hipnozla karıştrılmamalıdır. Akupunkturun psikolojik etkisi,seans öncesi oluşmamakta, akupunktur tedavisini takiben ortaya çıkmaktadır. Hipnoz genel populasyonda %10- 15 etkili olduğu halde, akupunktur bütün insanlarda ve de hayvanlarda çeşitli derecelerde etkili olmaktadır. Bu etki orta beynin retiküler formasyonu ve diğer önemli yerlerinden sağlanır. Ölçülebilir etkiler beyin dokusunun metabolik kimyasallarının tetkikleri ile saptanmış durumdadır. Dopamin ve serotonin düzeyleri akupunktur uygulamasından sonra artmaktadır.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: small;">6-Motor Tamir Etkisi: </span></strong><span style="font-size: small;">Paralizilerde motor iyileşme akupunktur ile hızlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong>DÜNYADA AKUPUNKTUR</strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><img src="http://www.aku-ted.com/Files/image/5.jpg" alt="" width="129" height="116" align="left" />Başta ABD olmak üzere,tüm AB ülkelerinde, RUSYA’da ve diğer gelişmiş ülkelerin, Tıp Fakültelerinde uzmanlık dalı olarak gelişmekte ve tedavi gideri sigorta kapsamında ödenmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün bünyesinde yeralan ‘ICMART’ adı verilen “Uluslararası Tıbbi Akupunktur Bilim Konseyi” her 2 yılda bir dünyanın çeşitli ülkelerinde akupunktur kongreleri düzenlemekte ve akupunkturla ilgili yapılan her türlü bilimsel çalışmalara maddi ve manevi destek vermektedir. Ayrıca, 1950’li yıllarda, Prof. Dr. Johannes BİSCHO’nun önderliğinde, Avusturya’da Viyana Tıp Fakültesi’nin bünyesinde,“Ludwig Boltzman Akupunktur Enstitüsü” kurulmuş ve o tarihten bu yana, akupunktur dalında, kanıta dayalı bilimsel, akademik, klinik araştırma ve çalışmalar yapılmıştır. Halen bu çalışmalar devam etmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<p><strong>ÜLKEMİZDE AKUPUNKTUR</strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><img style="width: 124px; height: 92px;" src="http://www.aku-ted.com/Files/image/1.jpg" alt="" width="129" height="116" align="left" />1991 yılında Sağlık Bakanlığı, Resmi Gazetede yayınladığı bir yönetmelikle; akupunkturun, tıbbın bilimsel bir dalı olduğunu kabul edip“Akupunktur Bilim Komisyonu”kurduğunu açıklamıştır. 2003 yılında da Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nde, Sağlık Bakanlığı’nın onayları doğrultusunda, Prof.Dr. Cemal ÇEVİK’in koordinatörlüğünde ilk “Akupunktur Eğitimi&#8221; başlamıştır. 2007 yılında da, İstanbul Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bölümleri bünyesinde yine Sağlık Bakanlığı’nın onayları ile “Akupunktur Uygulama, Araştırma ve Eğitim Birimi” kurulmuş ve akupunktur eğitimine başlanmıştır. Ülkemizde, 4 yıldan beri, her 2 yılda bir “Uluslararası Katılımlı Ulusal Akupunktur Kongreleri” de düzenlenmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: small;"> </span></p>
<p><strong>AKUPUNKTUR NOKTALARI</strong></p>
<p><span style="font-size: small;"><img src="http://www.aku-ted.com/Files/image/3.jpg" alt="" width="129" height="116" align="left" />Bu noktalar, tanıda hastalığı yansıtan,tedavide uyarılan yerlerdir.Elektriksel olarak,yüksek gerilimli fakat düşük dirençli elektromanyetik noktalardır.İnsan vücudunda,değişik niteliklere sahip 761 tane vücut akupunktur noktası vardır.Bu noktaların her birinin ayrı fizyolojik etkileri ve özellikleri bulunmaktadır.<br />
Ayrıca kulak kepçesinde de vücudumuzun tamamının anatomisini yansıtan noktalar vardır.Yani,yaklaşık 70 trilyonluk vücudumuzun tamamı kulak kepçesinde temsil edilmektedir.<br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.akupunkturdoktoru.gen.tr/?feed=rss2&amp;p=3</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
